CHANCE_THIS_TO_IMAGE_URL"https://static.wixstatic.com/media/45ab39_dab56b7855424166870f7be3cefaf721~mv2.png/v1/fill/w_178,h_178,al_c,q_85,usm_0.66_1.00_0.01,enc_auto/Renkli.png"sizes="192x192"/>
top of page

'Yol Ücretleri' Mağduriyetlerini Gidermek Adına, Danıştaya iptal Davası Açtık!




DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

ANKARA


DAVACI: ADALETLİ VE İLKELİ BASIN, YAYIN VE İLETİŞİM HİZMETLERİ ÇALIŞANLARI SENDİKASI (ADİL HABER SEN)

VEKİLİ: ÇİSİL TUANA TEZSEVER

DAVALI: POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ

Şehit Teğmen Kalmaz Cad. No: 2 Ulus Altındağ/Ankara

KONU: PTT AŞ. Tarafından 15.02.2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’PTT AŞ. Ücretsiz Servis ve Yol Yardımı Verilmesine İlişkin Prosedür’’ün;


  • Amaç Başlığı altında yer alan ‘’İşbu prosedürün amacı; ücretsiz servis hizmeti ve yol yardımı uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirmektir.’’ Hükmünü içeren 1’inci maddesinin,

  • Dayanak başlığı altında yer alan ‘’İşbu prosedür, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi esas sözleşmesinin Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri başlıklı 16. Maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine dayanarak hazırlanmıştır.’’ Hükmünü içeren 3’üncü maddesinin,

Uygulama başlığı altında;

  • 6.3’üncü madde de yer alan ‘’ücretsiz servis hizmetinden faydalanamayan ve işe gidiş gelişte toplu taşıma kullanmak zorunda olan personele, fiilen çalıştığı gün esas alınarak aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yol yardımı yapılır.’’Hükmündeki ‘’Toplu taşıma kullanmak zorunda olan’’ ibaresinin,

  • 6.3.1.4.1’inci madde de yer alan ‘’Ankara, İstanbul ve İzmir’de görev yapan ve aktarma kullanan personele beyanı doğrultusunda fiili çalıştığı gün için brüt asgari ücretin binde üçü brüt olarak’’ hükmü,

  • 6.3.1.4.2’inci madde de yer alan ‘’Ankara, İstanbul ve İzmir’de görev yapan ve aktarma kullanmayan personel ile diğer illerde görev yapan personele beyanı doğrultusunda fiili çalıştığı gün için brüt asgari ücretin binde ikisi kadar brüt olarak’’ hükmü ve

  • 6.3.2’inci madde de yer alan ‘’Verilecek yol yardımı; abonman kartı verilenler hariç güncel Gelir Vergisi Tebliğinde belirlenen günlük istisna tutarı hiçbir şekilde aşamaz.’’ Hükmünün

Ve

  • Yürürlük başlıklı 8.1’inci maddesinde yer alan “ işbu prosedür yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer” hükmünün,

25 Ağustos 2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2022-2023 yıllarını kapsayan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 6. Dönem Toplu Sözleşme eki, ‘’Basın, Yayın ve İletişim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin’’ PTT SERVİS HİZMETİ başlıklı 16’ıncı maddesine aykırı olması nedeniyle iptali talebimizden ibarettir.


AÇIKLAMALARIMIZ:


USUL BAKIMINDAN


1. Anayasamızın 53. maddesi “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, Toplu Sözleşme yapma hakkına sahip olduğunu”, 128. maddesi ise “Toplu Sözleşme hükümleri saklı kalmak koşuluyla memurların ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ve diğer özlük haklarının kanunla düzenleneceğini’’ hüküm altına alınmıştır.


Söz konusu anayasa hükmüne istinaden çıkartılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Toplu Sözleşmenin kapsamı” başlıklı 28. maddesinde “Toplu Sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, Toplu Sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.” denilmektedir. Yine aynı maddenin devamında “Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.” denilmektedir.


2. Toplu sözleşme ile devlet, memur ve diğer kamu görevlileri kendi çalışma şartlarını pazarlık yaparak, görüşerek, kamu idaresinin belirleme yetkisini paylaşmış olmaktadır. Daha önce statü hukuku ile çalışanların çalışma şartları kanunla belirlenir iken, Anayasa değişikliği ile toplu sözleşme yolu ile çalışan memur ve diğer kamu görevlileri tarafından belirlenmeye başlanmıştır. Toplu sözleşmede kamu görevlileri ile devlet arasında yapılan pazarlık sonucunda alınan kararlar memurlar için bir hak niteliğinde iken devlet için ise bir yükümlülüktür. Devlet bu yükümlülüğü kurum ve kuruluşlarının toplu sözleşme metnine uygun çıkartacağı yönetmelik, genelge, prosedür gibi düzenleyici işlemler ile yerine getirir.


3. Toplu sözleşme özerkliği ile taraflara, kanunla belirlenen sınırlar içinde kalmak, kesin emredici kanun hükümlerini ihlal etmemek kaydıyla, kanun değerinde kural koyma hakkı tanınmaktadır. Usulüne göre imzalanmış bir toplu sözleşme hükmü, taraflar açısından kanun gibi bağlayıcıdır. Bu anlamda toplu sözleşme hükümleri maddi anlamda, yasa gibi kabul edilir.Yargıtay’da bir kararında toplu sözleşmenin niteliği hakkında maddi anlamda kanun niteliğinde olduğu yönünde görüş belirtmiştir. Toplu sözleşme hükümlerinin maddi anlamda kanun niteliğinde olduğu göz önüne alındığında toplu sözleşme maddeleri üst norm olan Anayasa hükümlerine aykırı olamayacağı gibi, toplu sözleşme hükümlerine göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından çıkartılan yönetmelik, genelge, prosedür gibi düzenleyici işlemler de toplu sözleşme maddelerine aykırı olamaz.


4. 25.08.2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6. Dönem Toplu Sözleşme Eki Basın, Yayın ve İletişim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin ‘’PTT Servis Hizmeti’’ başlıklı 16’ıncı maddesiyle; ‘’Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ. tarafından nüfusu 150.000 ve üzeri olan illerde görev yapan personele işe geliş ve gidişlerinde servis hizmeti sağlanır. Servis hizmetinin ekonomik olmadığı durumlarda bu personele mesai günleri bir gidiş, bir geliş esas alınarak aylık toplu taşıma kartı veya ücreti verilir.’’ hükmü getirilmiştir ve bu hüküm gereği PTT AŞ. Personeline Mutad Nakil Vasıta Bileti/Bilet Ücreti Verilmesine İlişkin Prosedür yürürlükten kaldırılarak, ‘’PTT AŞ. Ücretsiz Servis ve Yol Yardımı Verilmesine İlişkin Prosedür’’ 15.02.2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.


ESAS BAKIMINDAN


1. Amaç Başlığı altında yer alan ‘’İşbu prosedürün amacı; ücretsiz servis hizmeti ve yol yardımı uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirmektir.’’ Hükmünde ‘’ÜCRET’’ değil ‘’YOL YARDIMI’’ kavramı kullanılmıştır. Davalı idare ücret yerine yol yardımı kavramını kullanarak personelin işe geliş ve gidişinde ödemek zorunda olduğu yol ücretinin tamamının personele ödenmesini değil, personele kendi belirleyeceği tutarda bir yardımda bulunmayı amaçlamaktadır. Ücret; bir iş ya da hizmet karşılığı ödenen para iken, yardım ise; zorunlu olmamakla birlikte birine destek amaçlı yapılan ve miktarı ödemeyi yapanın belirlediği bir kavramdır. Davalı idare bu şekilde yardımda bulunarak açıkça toplu sözleşme metnine aykırı bir düzenleme getirmiştir. Oysa toplu sözleşme metni ücret kavramını kullanarak işe geliş ve gidişte personel tarafından ödenen yol ücretinin tamamının personele ödenmesini amaçlamaktadır. Davalı idare personele toplu sözleşme hükmü gereğince işe geliş ve gidiş için ne kadar harcama yapıyorsa o kadar ödeme yapması gerekirken, yol yardımı kavramı kullanarak personelin yol için harcadığı tutarın tamamını değil yardım adı altında bir kısmını ödemektedir.


2. Dayanak başlığı altında yer alan ‘’İşbu prosedür, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi esas sözleşmesinin Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri başlıklı 16. Maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine dayanarak hazırlanmıştır.’’ Hükmü ise hazırlanan prosedürün dayanağının toplu sözleşme olduğu gerçeğini göz ardı ederek, Yönetim Kurulunun bir düzenleyici işlemi olduğunu belirtmektedir. Oysa ilgili toplu sözleşmenin PTT Servis Hizmeti başlıklı 16’ıncı maddesi bu prosedürün dayanağıdır ve prosedür bu maddeye aykırı olamaz.


3. İlgili prosedürün 6.3’üncü maddesinde yer alan ‘’ücretsiz servis hizmetinden faydalanamayan ve işe gidiş gelişte toplu taşıma kullanmak zorunda olan personele, fiilen çalıştığı gün esas alınarak aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yol yardımı yapılır.’’Hükmündeki ‘’Toplu taşıma kullanmak zorunda olan’’ ibaresi ile bu ücretin yalnızca toplu taşımanın olduğu yerlerde görev yapan personele verileceği ödeneceği belirtilmiştir. Oysa toplu sözleşme metninde ‘’toplu taşıma bileti veya ücreti’’ denilmek suretiyle toplu taşımanın olmadığı yerlerdeki personele de kullandığı diğer vasıtalara ait ücretin verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Davalı idare toplu taşıma olarak yalnızca belediyeler ya da özel halk otobüsleri tarafından işetilen ve toplu taşıma kartı kullanılan vasıtaları toplu taşıma olarak değerlendirmekte, yolcu taşıma kooperatifleri tarafından işletilen, belediyelerin denetim ve gözetimi altında bulunan ve nakit ücret alarak yolcu taşımacılığı yapan minibüs-midibüs gibi toplu taşıma araçlarını bu gruba dahil etmemektedir. Bu durumda günlük işe geliş gidişte bu tür araçlardan nakit ücret ödemek suretiyle yararlanan mesai arkadaşlarımız toplu sözleşmede açıkça ücret ödenmesi hüküm altına alındığı halde yol ücretlerini alamamaktadırlar. Bu durumda açıkça toplu sözleşme metnine aykırılık oluşturmaktadır.


4. Davalı idare anılan prosedürün 6.3.1.4.1’inci maddesinde yer alan ‘’Ankara, İstanbul ve İzmir’de görev yapan ve aktarma kullanan personele beyanı doğrultusunda fiili çalıştığı gün için brüt asgari ücretin binde üçü brüt olarak’’ ve 6.3.1.4.2’inci madde de yer alan ‘’Ankara, İstanbul ve İzmir’de görev yapan ve aktarma kullanmayan personel ile diğer illerde görev yapan personele beyanı doğrultusunda fiili çalıştığı gün için brüt asgari ücretin binde ikisi kadar brüt olarak’’ hükmü ile sabit bir miktar belirlemiştir. Oysa her il özelinde yol ücretleri farklılık gösterdiği gibi, ayrıca personelin ikametgahı ile iş yeri arasındaki uzaklık, birden fazla toplu taşıma aracı kullanıp kullanmaması göz önüne alındığında her personel özelinde farklı tutarda yol ücreti ödenmesi gerekir. Toplu sözleşme metninde açıkça İŞE GELİŞ VE GİDİŞ İÇİN YOL ÜCRETİ denilirken, prosedürde bu şekilde sabit bir miktar belirlenmesi açıkça toplu sözleşme hükmüne aykırıdır. Ayrıca bu şekilde sabit ücret verilmesi yol ücreti olarak bu miktarlardan daha düşük harcama yapan personele de fazla ödeme yapılmasına neden olacak ve bu durumda da kamu zarara uğratılacaktır.


5. Prosedürün 6.3.2’inci maddesinde yer alan ‘’Verilecek yol yardımı; abonman kartı verilenler hariç güncel Gelir Vergisi Tebliğinde belirlenen günlük istisna tutarı hiçbir şekilde aşamaz.’’ Hükmü ile günlük verilecek yol ücreti sınırlandırılmaktadır. Oysa toplu sözleşme hükmünde herhangi bir miktar, mesafe ya da başkaca bir sınır öngörülmeksizin işe geliş ve gidiş için yol ücreti verilmesi şeklindedir. 2022 yılı için Gelir Vergisi Tebliği’nde yer alan vergiden istisna yol ücreti tutarı günlük 17.00 TL olup, prosedür ile bu şekilde bir sınırlama konulması da açıkça toplu sözleşme hükmüne aykırıdır.


6. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Toplu Sözleşmenin kapsamı” başlıklı 28. Maddesinde “Toplu özleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.” Denilmektedir. Buna göre; yol ücreti ödenmesine mali yılın ilk ayından; yani ocak ayından itibaren başlanması gerekirken prosedürün Yürürlük başlıklı 8.1 maddesinde yer alan “işbu prosedür yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer” denilmekte ve aynı prosedürde yayım tarihi 15.02.2022 olarak gösterilmektedir. Bu durumda 4688 sayılı Kanuna aykırı olarak yaklaşık bir buçuk aylık yol ücreti ödemesi personele yapılmamaktadır. Prosedürün 15.02.2022 tarihi ile yürürlüğe girmesi ve ödemelerin bu tarih itibariyle yapılması açıkça 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu’na aykırıdır.


HUKUKİ NEDENLER:


T.C. Anayasası, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri,


NETİCE VE TALEP:


Yukarıda yaptığımız açıklamalar nedeniyle PTT AŞ. tarafından 15.02.2022 tarihinden yayımlanarak yürürlüğe konulan PTT AŞ. Ücretsiz Servis ve Yol Yardımı Verilmesine İlişkin Prosedür’ün 1’inci, 3’üncü, 6.3.1.4.1’inci, 6.3.1.4.2’inci, 6.3.2’inci maddeleri ile 6.3’üncü maddesinde yer alan ‘’Toplu taşıma kullanmak zorunda olan’’ ibaresinin iptal edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasını müvekkilimiz adına saygıyla talep ederim.

134 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page